Çocuklarımızın(öğrencilerimizin) ilk okul tecrübesinde onlara okulu sevdirip aynı anda güvenmeyi,paylaşmayı,mutlu bireyler ve sağlıklı ilişkiler kuran kişilik geliştrmelerinde yardımcı olurken bizler;bir de bakıyorlar ki kadrolu öğretmen-usta öğretici(ayrımlı) diye birşey yüzünden hiç beklenilmeyen bir anda öğretmenleri gidiyor ve yeniden adapte olmaya mecbur kalıyorlar.Üstelik öğretmenin de bir kalbi var,çocuklarına bağlanıyor ve bütün yılın progaramını onları en iyi nasıl yeterli hale getirirm diye planlıyor ve meyvesini görmek,onları yeni yaşamları için gönül rahatlığıyla uğurlamak ister..Sene sonu yaklaştığında psikloljisini,iyi bir eğitim vermenin hazzıyla alıştırmaya başladığı kaçınılmaz bir gerçektir.
Çocuk ruh sağlığı açısından,güven ve çocuklar bulundukları yaşları nedeni ile kavrayamayacakları yeni olguları(öğretmenim neden gitti,kadrolu ne demek?) açısından çocuklarının sorularını velilerde cevaplamak zorunda bıraklıyor.Ve inanılmalıdır ki belki de onlar bizden daha çok tedirgin oluyorlar bu durumdan.
Bizler de bu devletin okullarında okuduk bizim de kadro hakkımız.Artık öğretmenler gelecek kaygısı(kpss kazanamazsam)yaşamamalı,meslek aşkları bu şeklde örselenme-
meli. Bu kadar açık varken devletin bu konuda daha ekonomik diye, bu açığı kadrosuz halletmeye çalışması hiç mantıklı değil.
Tüm meslektaşlarıma Sabır- Mutlu -Aydınlık ve Kadrolu bir iş hayatı diliyorum.
Canan Duran